ŞİRKETLER KAN KAYBEDİYOR

İhracat geriliyor. Dış ticaret hacmi küçülüyor. Döviz kuru şirketleri yakıyor. Sanayici patinaj yapıyor. Üretici boş pedal çeviriyor.

ŞİRKETLER KAN KAYBEDİYOR
Bu içerik 1276 kez okundu.

ŞİRKETLER KAN KAYBEDİYOR

Binlerce şirketler ayakta durmak için büyük çabalar sarf ediyor. Şirketler her geçen gün eriyor. Artan maliyetler, azalan satışlar, değer kaybeden Türk lirası, yükselen kurlar farkları tedirginlik saçıyor. Likidite sorunu baş aktör olarak piyasalarda etkili oluyor. Kaybedilen uluslararası pazarların negatif etkileri yavaş yavaş hissediliyor.

 İthalata bağımlı üretim yapan şirketler değişen döviz kurları karşısında çaresiz kalıyor. İthalata bağımlı olarak alınan ham maddeler döviz karşılığında yeterli ihracat olmadığından para girişleri azalıyor. İthalata bağımlı olarak satın alınan ,  üretilen ve iç pazarda satılan ürünlerin hızlı kur karşısında büyük zararlar ve çatlaklar açtığı somut gerçeklerdir. Bu zararları kapatmak için fiyat artışına giden şirketler azalan talepler karşısında satışlar azalıyor.

Hükümete yakın yandaş şirketler ve devlet destekli ihale usulü ile faaliyet gösteren firmalar için bu sıkıntılar bir anlam ifade etmiyor. Çünkü bu şirketlerin kar marjları çok yüksektir. 10 aylık ihracat rakamı üretim anlamında 120 milyar 203 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracatçı birliklerinden muaf ihracat rakamı 8 milyar 455 milyon dolar. Muaf ihracat rakamı avam tabakasını fazla ilgilendirmeyen havas kitlelerini ilgilendiren bir durumdur. Halk pazarlarında sıfır etki yapan bir rakamdır.

 Dış ticaret hacminde ciddi olarak gerileme mevcuttur. Tarım ve hayvancılık üzerinden ithal ürünlere doğru yönelmek son derece vahim bir tablodur. Bazı kişilerin ekmeğine yağ sürerken binlerce vatandaşın ilgilendiği bir alana zarar verilmektedir. Türkiye nüfusunun 50 % kırsallarda yaşayarak tarım ve hayvancılıkla ilgilendiğinin altını çizmek isterim. Türkiye’nin coğrafi koşullarından kaynaklanan bu sosyal gerçeği görmeyen gafilleri anlamakta zorlanıyorum.

Son zamanlarda hızlı fiyat artışlarının ana faktörü maliyetlerin artışıdır. Katma değeri yüksek teknolojik kalemler üretmek isterken elimizdeki bulgurdan oluyoruz. Pirince ararken bulguru kaybediyoruz. Bu bir siyasi yanılgı ve hatadır. Devlet anlayışı yüksek kalitede üretim için yatırımlar yapabilir Ancak diğer temel kalemleri asla ihmal edemez. Şayet ihmal olursa binlerce Müslümanı katleden sırpların etini marifetmiş gibi ithal yapılır. Ülkemiz adına acı bir durumdur.

Siyasi kaygılardan ötürü sosyal gerçekleri itiraf edemeyen insanları çözemiyorum. Ülkesini seven her birey doğruları yazmak ve ifade etmek zorundadır. Lider her şeyi bilir mantığıyla gözünü kapayarak yanlışları ifade etmeyen insanlar eleştiriye mazur kalırlar.

 Lider her şeyi bilir ve görür felsefesi sosyal yanılgıdır. Pramitin tepesinde olan biri her şeyi net göremez. Ancak aşağıda olan herkes tepedeki kişiyi iyi net görür. Kısacası umutlarımızı kaybetmeden ülkemizin birliği ve huzuru için tüm engelleri aşacağımıza inancım tamdır. Sorunları çözmek için gayret ve çaba harcayacağız. Doğruları haykıracağız. Yanlışlara birlikte dur diyeceğiz. Ülkemizin gücünü ve refah düzeyini artıracağız. Patinaj yapan şirketlerin önünü açmak durumundayız.

Cari açığı azaltarak ihracatı yüksek düzeyde geliştirmeliyiz. Komşu ülkelerle olan ikili ilişkileri en üst seviyeye getirmeliyiz.  Hükümetin sıkı  mali  finans politikası  izlemesi gerekir.  Zaruri harcamalar dışındaki giderler azaltılmalıdır. Dış ülkelere yönelik yardımlar durdurulmalıdır.  Kritik günler için önlemler plana konulmalıdır.  Gelecek 6 ay için   bir dizi kısıtlamalar oluşturulmalıdır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
SEVGİ
SEVGİ
AKŞAM  OLDU
AKŞAM OLDU