BİLİNÇLİ YATIR VE RİSK KOVALA

Panik havasına gerek yok. Piyasalar normalleşiyor. Konut satışları sürüyor...

BİLİNÇLİ YATIR   VE RİSK KOVALA
Bu içerik 5979 kez okundu.

 

BİLİNÇLİ YATIR, RİSKİ KOVALA

Ülkemiz, ekonomisinin en önemli lokomotifi konut ve inşaat sektörüdür. 250’ye yakın alt sektörü destekleyen inşaat sektörü yaklaşık Türkiye’nin en büyük istihdam kapılarından birisi konumunda...

Hükümetin destek ve teşvikleriyle konut sektörü büyüyüp genişleyerek makro ekonomide büyük bir pay aldı. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla faaliyetleri incelendiğinde; 2018 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi  inşaat sektörü %6,9 artış gösterdi. GSYH içerisindeki ortalama payı  inşaat sektörünün  %16 civarında. 

GAYRİMENKUL ROL MODEL

Türkiye’nin kalkınmasında ve büyümesinde rol model bir sektör durumundadır. Gayrimenkul sektörü yabancı yatırımcıların ve bir çok şirketlerin gözde yatırım aracıdır.

Emlak sektörü büyük fırsatların, cazip alanların ve yüksek kâr marjlarının merkezidir. Gelişmekte olan ülkelerde  otomotiv ve konut sektörü büyür. Gayrimenkul  sektörü şehirleşme ve yapılanmanın temel dinamiğidir.

Yabancılar, sanatçılar, futbolcular ve zenginlerin rağbet ettiği yatırım alanıdır. Bu yatırım alanı ülkemizde altın çağındadır. Bu sektör alanı henüz pik ve doyum noktasına ulaşmamıştır. Doğudan batıya, kuzeyden güneye sahip 81 ili kapsayan bir dev bir potansiyeldir. Siyasi ve ekonomik krizlerin stabil olduğu dönemlerde gücünü ortaya çıkarır.

ENDİŞE GEREKSİZ

Ticaret savaşların ve  global ekonomik durgunluğun olduğu yerdeki durgunluk endişe verici değildir. Bozulan ekonomik dengeler stabil olduğunda sektörün önü açılacaktır. İnşaat sektöründeki durgunluğu çözmek ve ivme kazandırmak için vergi indirimi , teşvik kampanyaları ve faiz indirimi yapıldı. Tabloyu incelediğimizde yıllar bazında toplam konut sayısını görebiliriz. 2017 yılında toplam 1,409,314 konut satışı oldu. 2018 toplam ilk 6 aylık konut satışı 646,032 oldu. Bu rakam bize panik durumunun olmadığını gösterir. Büyük bir artış olmasa bile 2017 yılı satış rakamını yakalayabiliriz. Dünyanın krizle boğuştuğu bir anda böylesine bir satış yapmak ayrıcalıktır. Mevcut korumak bile büyük bir başarıdır.

İPOTEKLİ SATIŞLAR AZALDI

2018 ilk 6 aylık toplam satış içerisinde 209,562 ilk satış, 234,665 ikinci el satış, toplam ipotekli konut satışları 201,805, ilk ipotekli konut satış sayısı 89,315, ikinci el ipotekli konut satışları 112,490 oldu. 2017 yılında toplam ipotekli konut satışı 473,099 idi. İpotekli konut satışlarında bir azalma görülüyor. Bu kur ve enflasyon  dolayısıyla  ilk satışların azalması anlamına gelir. Ancak kur ve enflasyon ortamı yabancı yatırımcılar için konut satışı daha cazip hale dönüyor. İçerideki durağanlık yabancı yatırımcı desteğiyle hareket kazanıyor. 

GÜVEN ENDEKSİ, GÜVEN VERİYOR

İnşat sektöründe endeks gelecek için  çok önemli bir ip ucudur. Sektörel güven endeksi 100’den büyük olması mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması kötümserliği ifade eder. İnşaat sektörü güven endeksi  Ocak 87, Şubat 83,8, Mart 78,9, Nisan 78,8 , Mayıs 77,2, Haziran 75,3, Temmuz 77,1 oldu. Yeni hükümet sisteminin devreye girmesiyle ve başarılı olduğu takdirde güven endeksi 100 civarında olabilir.  2017 ve 2018 yılına ait konut satış grafiğinde her hangi bir panik durumu yoktur. Nabız yükselmesine sebep olacak artış ve düşme görülmüyor.

MALİYET ARTIŞI BÜYÜK ETKEN

Maliyet artışları her sektörü etkilediği gibi inşaat sektörünü de derinden etkiledi. Girdi maliyetleri büyük artış gösterdi. Enflasyon artışı gerilemenin ve durgunluğun temelidir. Banka faizlerin artmasıyla kredicilerin sayısı düşmüştür. Üretici fiyat endeksi Haziran 2017 14,87 iken  Haziran 2018 de 23,71 ulaştı. On iki aylık üretici fiyat değişim oranı  ortalama  %16,57 oldu. Bu artış devam eden büyük ve küçük projeler için yeni maliyet girdisidir.

Tüketici fiyat endeks değişim oranı , Haziran 2018 yılında bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı %15,39, on iki aylık ortalama değişim oranı %11,49 odu.  Fiyat artışları yükseldikçe alıcı ve satıcı refleksleri değişim gösteriyor. Fiyatlar ve maliyet artışları tüketici davranışlarını  etkiliyor.

KUR BASKISI ETKİLİYOR

Aşağıda tabloda görüldüğü üzere inşaat maliyet endeksi enflasyon ve kur baskısıyla son yıllarda büyük artış gösterdi. İnşaat maliyetleri konut fiyatlarının artmasına sebep oldu. Mevcut projelerin maliyetleri sektörü derinden etkiledi. Malzeme ve işçilik fiyatları artış gösterdi.

İnşaat maliyet endeksi (İME), nisan 2018 itibariyle  bir önceki yılın aynı ayına göre %19,91 artı sağladı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi  %22,01, işçilik endeksi %15,54 arttı.

Tüm olayların baş ağrısı enflasyon ve kur baskısıdır. Finans çarkının  dönmemesidir. Şirketlerin borç yükünün yüksek olmasıdır. Vadeli kredilere dayalı büyümenin olmasıdır. Bireylerin ve ülkenin  alım gücünün dolar karşısında zayıflamasıdır. Kısa vadeli dolar borçlarının yaklaşmasıyla talebin artış göstermesidir. Kur ve enflasyona karşı tutarlı çözüm üretilemedi. Merkez bankası kur artışları karşısında başarılı olmadı.

BALLI KAZANCA SON

Bir yatır iki al dönemi sona eriyor. Kar marjları üretim sektöründe olduğu gibi konut sektöründe de düşecektir. Her şirket adımını finans değerine göre atmalıdır. Hayal ve düş peşinde koşarak  risk alan şirketler kriz dönemlerinde patinaj eder. Boylarının üzerinde iş kovalayanların batması muhtemeldir. Siyasi desteklerle ve kredilerle ayakta nereye kadar koşuyor. %50 sermayeli, ve 50% banka kredili yatırım yapanların daha rasyonel ve bilinçli davranış göstermesi gerekir. %50 kısım kriz dönemlerinde en büyük risk olarak ortada kalır.

DEĞİŞİME KARŞI DİRENİŞ

Genel olarak inşaat sektörü yıllar bazında kıyas yapıldığında stabil durumunu korumaktadır. İyimserliğini korumaktadır. İstanbul konut satışlarında liderliğini sürdürüyor. Gelecek 6 ay içerisinde  2018 yılındaki satışı yakalayabilir. Gümüşhane son sıralardadır. Tokat çevre iller bazında geride seyrediyor. Tokatta konut satışlarında düşme görülüyor. Tokatta fiyat artışlarının daha yüksek olmasıdır. Halkın alım gücünün zayıflamasıdır. Tokat her dönemde olduğu gibi sorunları şikayet eder  ancak hiçbir şey yokmuş gibi davranış gösterir. Fiziğin, felsefenin ve mantığın iflas ettiği bir hareket ve algı biçimidir. Anadolu’da bir çok il şikayet eder ama bildiğini her yıl okur. Değişime karşı direniş gösterir.

Recep Tayyip Erdoğan Süleyman Soylu Hulusi Akar Devlet Bahçeli Kemal Kılıçdaroğlu Temel Karamolaoğlu Meral Akşener Berat Albayrak Gayrimenkul İnşaat Konut Emlak Yatırım sermaye Tüik konut Maliyet Kur Döviz T
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
SEVGİ
SEVGİ
AKŞAM  OLDU
AKŞAM OLDU