POLYANACILIK İLE EKONOMİ ÇARKI DÖNMEZ

Palavralar ile ekonomi çarkı yürümez. Ayasofya kararı kötü gidişatı kapatmaya yetmez. Somut siyasi politikalar gerekli.

POLYANACILIK İLE EKONOMİ ÇARKI DÖNMEZ
Bu içerik 1252 kez okundu.

 

Polyanacılık ile ekonomi çarkı dönmez....

Taraflı Cumhurbaşkanlığı sistemi ülkeyi ateş topunun içerisine attı. Ucube sistem her şeyi alevlendirdi. Sistemin derin sancıları etkisini yavaş yavaş tüm ülkede gösterdi. Siyasi ve ekonomik politikalar çok fazla başarılı olamıyor. Ekonomik çarkın dişlileri birer ikişer kırılıyor. AK Parti içinde küskünlerin sayısı hızla artıyor. Kaybedilen onca oy ve belediyeye rağmen yine aynı aksaklıklar ve kopuşlar devam ediyor. Tabir-i caiz ise kimin eli kimin cebinde belli değil. Teşkilatlarda bir koltuk sahibi olan kendini Sayın Cumhurbaşkanımız zannediyor. Oysaki  Sayın Erdoğan olmasa idi, bu makamları rüyada göremezlerdi. T.B.M.M ‘nin Çankaya kapısını hayal bile edemezdiler. Önümüz bayram ve  iyi niyetli insanlar yine kuru soğana muhtaç. Kamu fırsatları ve hakları imtiyazlı olarak yandaşa sınırsızca veriliyor. Yargı kararlarına uyulmuyor.  Hukuk sistemi tartışmaların tam göbeğinde. Adalet rafa kaldırıldı. Hak , hukuk ve adalet siyasal iktidarın iki dudağının arasına sıkışmış durumda. Siyasi baskılar, kin, nefret, öfke , şiddet ve ekonomik buhran bireyleri ruhsal depresyona itiyor. Hukuk sanki bir kenara atılmış ve sadece nefsi zaferlerin peşindeler.

Parlamenter sistemde ülkenin kontrolünün askeri bir takım bürokratların kontrolünde olduğu ve meclisin bu güçler tarafından kontrol edildiği söylendi. Peki ya şimdi kontrol kimlerin elinde ve adaletli bir demokratik dönüşüm oldu mu?

Sınırsız siyasi güç ülkede monarşik,  oligarşik ve monopol yapılanmayı tetikliyor. Kurumlarda  taraflılık , ekonomide tekelleşme, medyada  kartel ve toplumsal kutuplaşma  zuhur etti.

Siyasal iktidara ve devletin kurumlarına olan güven her geçen gün azalıyor. Siyasal iktidar tabandan bir erozyonla karşı karşıya. Salgın sürecinde hükümet tarafından dağıtılan sosyal yardımlar ve krediler büyük çapta yandaş gruplara aktı Toplumsal tepkiler çığ gibi büyüdü. Seçmen iradesinin, hükümetin aleyhinde yansıyacağı apaçık görülüyor. 

Her acıdan parlak bir yıl içerisinde değiliz. Siyasi , ekonomik ve sağlık alanlarında ciddi paradokslar görülüyor.  İç ve dış cephedeki paradokslar ülkenin enerjisini tüketiyor. Milli gücünü zayıflatıyor.

2020 ilk 6 aylık ekonomik veriler baz alındığında iyimser  bir tablo görülmüyor. Ekonomik endekslerin bir kısmın stabil ve çoğunluğu negatif artış göstermekte.

Toplam ciro endeksi yıllık bazda ilk 6 ayda düştü. Mayıs itibariyle %12,1 azaldı. Perakende satış hacimleri sert düştü. Mayıs itibariyle perakende satış hacmi yıllık  %16,6 , sanayi üretimi %19,9 azaldı.

Ekonomik güven endeksi ve tüketici güven endeksi  %60 bazında seyrediyor. Yurt İçi seyahat sayısı I. çeyrekte   2019 yılının  aynı çeyreğine oranla  %43 azaldı. Tarımsal girdi maliyetleri ve gıda fiyatları aşırı yükseldi.

YD-ÜFE    2020 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %0,95, bir önceki yılın Aralık ayına göre %15,34, bir önceki yılın aynı ayına göre %14,82 ve on iki aylık ortalamalara göre %6,82 artış gösterdi.

İHRACATTA ŞOK  GERİLEME

Tahminler tutmadı. Hayaller suya düştü İhracat enflasyon bazında dahi artış gösteremedi. Dış ticaret hacmi ve ihracatta sert düşüş görüldü.

2019  ilk 6 aylık ihracat rakamı 98 milyar 384 milyon dolar iken, 2020 ilk 6 aylık rakam 75 milyar 54 milyon dolar oldu. Değişim oranı  -15,1 olarak kayıtlara geçti. Büyük şok yaşandı. Düzmece rekorlar gün yüzüne çıktı.

Son 12 aylık ihracat ortalaması  2018/2019 yılı 178 milyar 932 milyon dolar iken, 2019/2020 ortalaması 167 milyar 524 milyon dolar oldu. Değişim oranı  -6,4 olarak gerçekleşti. Tarihi gerileme oluştu.

2020 ilk 6 aylık ithalat rakamı 98 milyar 917 milyon dolar olur iken, dış ticaret açığı 23 milyar 862 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı  %76 seviyesinde gerçekleşti.

Tüketici taleplerinin zayıflaması ve döviz kurlarının volatilitesi ithalat oranlarını düşürürken, salgın, enflasyon ve maliyet artışları ihracatı olumsuz etkiledi. Seyahat yasakları, kısıtlamalar ve yaptırımlar dış ticarete negatif yansıdı.

Genel olarak dış ticaretin gerilemesi , bütçe açığı, cari açık, CDS borçlanma maliyetleri, likidite sorunu, kur farkları ,iç ve dış borç stoku sırtımızda kambur olmaya devam ediyor. Her zaman olduğu gibi yükü vatandaş sırtlanıyor. Yandaş şirketler  büyüyor. Esnaf çöküyor. İşçiler eziliyor.

Her şeyi talan ve satan hükümet tüm hayallerini Ayasofya’ya bağladı. Ayasofya büyük  bir kurtarıcı ve siyasi bir malzeme olarak görülüyor.  Ayasofya adaletsizlikleri, ahlaksızlıkları, hukuksuzlukları ve kötü gidişatı ört pas edebilir mi ? hep birlikte ilerde göreceğiz. Ayasofya’nın camiye tekrar dönmesi ve ibadete açılması  doğru bir karar. Fakat Ayasofya geçmişte yapılan tüm kötülükleri kapatmaz.

Yusuf uzun Tcmb Swap Kur döviz İthalat ihracat Dış ticaret Hacim Faiz Gsyh Üfe Tüfe Üretim Tüketim İstihdam İşsizlik Enflasyon Devalüasyon Resesyon Kriz Milli gelir
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
SEVGİ
SEVGİ
AKŞAM  OLDU
AKŞAM OLDU