23 Kasım 2020, 3:25: tarihinde eklendi

SİYASİ BASKILAR / SORUŞTURMALAR

SİYASİ BASKILAR / SORUŞTURMALAR

 Muallak ve belirsiz bir süreç yaşıyoruz. Ekonomik krizin üzerine birde salgının külfeti binince şartlar iyice zorlaştı. Siyasi partilerden çatlak sesler yükselmeye başladı. Herkes ateş püskürüyor... 

Ak Partiyi kuran etkili isimler ve çeşitli kademelerde görev yapanların bir çoğu partiden ayrıldı ve terk ettiler. Parti içerisinde ağırlığı  olanlar ve başarılı işler yapanlar sessizliğe büründü. Radikal grupların ve trollerin algı operasyonlarıyla partiye sırt döndüler. Trol tayfası ve satılık kalemler  , eleştiren ve sorgulayan herkese hain damgasını vurdular. 2013 yılından sonra etkili isimler yavaş yavaş geri plana çekildiler. Partiyi ayakta tutan ağır isimler kayboldu. Böylece parti kibir, çıkar ve menfaat çetelerinin eline geçti.   

Cumhur ittifakının oluşmasıyla birlikte partide büyük bir eksen kayması oldu. Partinin çizgisi ve politikaları iyice negatif yönde değişti. Tavırlar davranışlar ve söylemler serleşti. Kimi vekiller, entel dantel tipler ile program yapmayı , kendi şehrinde ,kendisine oy veren ve destekleyen gazetecilere tercih etti. Kendi şehrini  ve şehirde yaşayanları adam yerine koymadı. Siyaset dili nezaketten uzaklaştı. Beşere yakışmayan sözler muhalif gruplara sarf edildi. MHP lideri Bahçeli’nin sert dili ve ifadeleri Ak Partiyi raydan çıkardı. Siyasal hükümetin ve Bahçeli’nin muhalefeti  ;   ‘milli güvenlik ve beka’ meselesiyle itham etmesi tabanda büyük tepkiler çekti.  

Taraflı ucube sistemin kurulmasıyla akslar iyice bozuldu. Şaft kırıldı, dingil eğildi, şanzuman yağ kaçırdı ,fren boşaldı .Demokrasi öldürüldü. Seçilmişler görevden birer birer alındı. Keyfi atamalar ve düzenlemeler devreye girdi.  Hukuk sistemi işlemez hale geldi. Adalet rafa kaldırıldı. Yasama , yürütmenin emrine girdi. T.B.M.M fiili olarak devre dışı kaldı. Bahçeli’nin tek adam sistemine  omuz atmasıyla kör topal bir düzen kuruldu.    

 Ak Parti’nin bir dönem Gülen Cemaatine  sırtını dayaması,  iş tutması ve siyasi destek sağlamasıyla tarihin en büyük hatasını yapmıştır. Bu dönemde milli görüş ve milliyetçi kesimi devlet kurumlarından ve  siyaset arenadan sürekli tırpanladılar. Milli Görüş cephesini ve milliyetçi kesimi hançerlediler. Ak Parti kadroları suçlu ve mücrimdir. Hiç birisi masum değildir. Bu ülkede 15 Temmuz darbesi Milli Görüş’ün ve milliyetçi kesimin devre dışı bırakılmasıyla darbeye kalkışılmıştır. 

Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Milletin siyasetçileri  seçebilmesi için, seçmenin eğitim düzeyinin yüksel olması şarttır. Demokrasi bir eğitim işidir. Eğer cehalet varsa,  demokrasi oligarşiye ve otokrasiye dönüşebilir. . Halk övülmeyi ve sırtının okşanmasını sever. Güzel sözlü demagoglar meydana iner. Cahilleri önder olarak öne sürerler. Diktatörler iş başına gelirler. Halkına işkence ve  zülüm yapan diktatörler bir çok ülkede var. 

Türkiye hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, cumhuriyetin değerlerine, özgürlüğe, eşitliğe , adalete ve liberal ekonomiye bağlı kalırsa, hepimizin geleceği daha parlak olur. Ülkemiz kalkınır ve şahlanır.    

Şüphe ,tavsiye ,gizli tanık , gizli ihbar ve ithamlar gibi deliller üzerinden baskılar ve soruşturmalar yürütülmesi hukuk devletinde nadir rastlanır. Devlet otoritesi eşitlik ve liyakat usulünden asla vazgeçmemeli. Erdemli devletler adalet üzerine inşa edilir. Adalet ile yürütülmeyen devletlerin sonu hayır olmaz.

Mahkeme kararıyla beraat etmiş binlerce masum insanların haklarına devlet sahip çıkmak zorunda. Taraflı siyasi komisyonlar  ile hüküm vermek,  hukukun ve bireysel hakların ihlali sayılır. Siyasi cellatlığa topyekun karşıyız. Adalet ,hukuk ve demokrasi istiyoruz. 

Siyasi baskılar ve soruşturmalar ile muhalefet partilerinin yıpratılması ve susturulmak istenmesi ; anti demokratik bir yaklaşımdır. Hiç bir birey imtiyaz hakkına sahip değildir. Bireyler kanun karşısında eşittir. Mafyalık sökmez.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *